🔊

Çerçicilik Mesleği


Çerçicilik Mesleği

Tarihte çağ kavramı, insanlığın tarihî hadiseleri algılamasında önemli bir mihenk taşıdır. Klasik olarak eski, orta, yeni ve yakınçağ kısımlarına ayrılmıştır. Yaşadığımız zaman dilimi ise bilgisayar, internet, teknoloji çağı ya da dijital çağ olarak ifade edilmektedir. Dijital teknolojinin hızı, insanın başını döndürür bir vaziyettedir. Bu sayede mesafeler kısalmakta, görüntülü iletişim kurulmakta ve dünya küçücük bir küresel köy şekline dönüşmektedir.

Eski kuşaklar çerçiyi, çerçiciliği çok çok iyi hatırlarlar. Ama yeni nesiller için bu kelimenin bir anlam ifade edip etmediği tam olarak kestirilememektedir. Sadece çerçicilik değil, daha nice meslek kolları çağa ayak uyduramadığından eriyip yok olmadı mı? Muhtemelen bir on yıl sonra bunlar da yeni kuşak için yabancı bir deyim özelliğine bürüneceklerdir. Tıpkı nalbant, bakırcı, semerci, kalaycı ve saraç gibi.

Son zamanlarda Çerçi kelimesinin etimolojisi üzerinde bilimsel çalışmalar yapılmakta ve özetle Çerçi kelimesinin sergici ve yaymacı kelimelerinden türetildiği kabul edilmektedir.

Çerçi, boncuk, iğne, lastik, makas gibi tuhafiye eşyaları yanında akla gelebilecek birçok eşyayı köy, pazar ve benzeri yerlerde dolaşarak satan gezginci esnaftır. Çerçiliğin ortaya çıkış sebeplerinden en önemlisi ulaşımın zor olduğu, alışveriş yapmanın kolay olmadığı yerlerde yaşayanların ihtiyaçlarını karşılanmasıdır. Bu nedenle de çerçiler şehirlerdeki pazarlardan, çarşılardan çeşitli ürünleri kasabalara ve köylere getirir. Çerçi yaklaştığında mutlaka üzerindeki eşyalar birbirine çarpar ve değişik sesler çıkarırdı.

Eskiden at arabası ile köylere gelerek, getirdiği eşyayı köy meydanında satışa çıkarırlardı çerçiler. Çerçi gelince özellikle çocuklar bayram ederdi. Hele bazı çerçilerin köye geleceği gün sabitti. Onlar her hafta aynı gün köye gelirlerdi ve o günü çocuklar dört gözle beklerlerdi. Parası olan parayla, olmayan arpa-buğday karşılığında alış verişini yaparlardı. Akşam karanlığı çökünce hangi köyde iseler orada misafir edilmek için köylüler arasında bir yarışa neden olurlardı. Çerçi denilince şüphesiz akla çocuklar da gelir. Annelerinden izinli ya da bazen izinsiz olarak aldıkları bir yumurta ile ya bir gofret yahut sakız alıp, çerçinin bir sonraki gelişine kadar mutluluğun tadını çıkarırlardı. Kısacası çerçiler, eskiden köylünün ve hele çocukların vazgeçilmezleriydi.

Çerçi gofret, sakız, bisküvi, leblebi, kuru üzüm, incir, keçiboynuzu, iğde ve dönemim temizlik malzemesi olan kil, mantar tabancaları süs eşyaları, tokalar, bilezikler, küpeler, boncuk, iğne, lastik, makas gibi tuhafiye eşyaları yanında akla gelebilecek birçok eşya satardı. Çerci köy meydanında düzenini kurardı.

Köylerin şehre olan uzaklığı ve dönemin ulaşım imkânları, ihtiyaçlarının temini hususunda köylüyü zor durumda bırakıyordu. Herhangi bir malzemeye ihtiyaç duyulduğunda, köyünde bunu karşılayamayan insanlar-köylerin çoğunda bu imkânsızdı-şehre gitmek zorunda kalıyor ve bu da zamanın şartlarından ötürü çeşitli sıkıntılara sebebiyet veriyordu. İşte tam bu noktada köylünün imdadına çerçiler yetişiyordu. Çerçilerin gelişi köylüyü bir nebze de olsa rahatlatıyordu.

Kuşaklar arası iletişimin kopma noktasına geldiği bu yüzyılda, kaybolan değerlerin, mesleklerin, isimlerin bir şekilde onlara hatırlatılması icap etmektedir. Yeni işletmelere isim aranırken, tarihin tozlu sayfalarından faydalanılabileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.

İlgili Yazılar


Nosy Fox
209 Kez Okundu
15 Ocak 2020 - 19:43