Yol Parası 1

Yol Parası

YOL PARASI
Yıl 1977 Burdur otobüs garajı. Köylülerimizden birisi babası ile garajda dolaşıyor, ben yaşlarında olan çocuk ağlıyordu. Ben haftalığımı almış köye dönecek, anamın babamın yanında epeydir görmediğim kardeşlerimle hasret giderecektim. İçim içime sığmıyordu. O zamanlar köye gelip gitmek şimdiki …

Devamnı Oku →
Bir Tas Yoğurt mu Yoksa Süleymaniye mi Ağır Gelir 3

Bir Tas Yoğurt mu Yoksa Süleymaniye mi Ağır Gelir

Osmanlı Devleti dönemindeki her padişah kendi adlarına mutlaka hayır ve hasenatlarda bulunmuşlardır. İlahi huzura çıktıklarında mahcubiyet yaşamak istememişlerdir. Bu gayeyle hastane, köprü, vakıf, cami, aşevi gibi insanların faydalanabileceği müesseseleri inşa ettirmişlerdir. Kanuni Sultan Süleyman… 46 yıl gibi uzun bir sürede …

Devamnı Oku →
Değirmenci, Oğlu ve Eşek Masalı 4

Değirmenci, Oğlu ve Eşek Masalı

Değirmenci bir babanın bir eşeği varmış, eşek iyiden iyiye yaşlanıp kocadığında delikanlı oğlu ile konuşup bir karara varmışlar.

“Bu eşeği kent pazarına götürüp satalım, üstüne de para koyup daha dinç bir eşek alalım,” demişler.

Böylece eşeği önlerine katıp yola koyulmuşlar. …

Devamnı Oku →

Oduncu ile Şeytan

Odunculukla hayatını kazanan bir zat vardı. Allahü teâlâya karşı kulluk vazifesini yapar, kimsenin ekşisine tatlısına karışmazdı. Bu zahit kişinin bulunduğu köyün yakınında bir köy daha vardı, onlar da dağda kutsal diye kabul ettikleri bir ağaca taparlar, ondan medet beklerlerdi. Oduncu, …

Devamnı Oku →

Kuş ile Dervişin Hikâyesi

Siz, bir “Kuş” ile “Derviş”in hikâyesini bilir misiniz?
Bir gün yaralı bir kuş Hazreti Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.
Hazreti Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır.
Ve ona sorar;
“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”
Derviş kendini savunur;
Devamnı Oku →

Başını Vermeyen Şehit

Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir …

Devamnı Oku →

Felek Masalı

Vaktiyle zengin bir ağanın bir de ailesi varmış. Ağa, hizmetkâr tutup çalıştırırmış. Herkesin hayran olduğu yaşantıya sahipmiş. Yıllar sonra zenginliğini kaybetmiş. Köy halkı üzerindeki nüfuzu da azalmış.

Bir gün evinin ocak başında hanımıyla oturuyormuş. Yanlarına hizmetçileri gelmiş oturmuş. Ağa içini …

Devamnı Oku →

Sedef Bacı Masalı

Benim adım Kamber. Minareden uzun mumbar yedim, içtim doymadım Harda, hurda, şurada, burada, tarla, bağda; yedim, içtim, doymadım Aman bacı, kaldır sacı, yağlı bazlamacı yedim, içtim, doymadım Dere gibi hoşaflar, tepe gibi pilavlar, ambar ambar yulaflar yedim, içtim doymadım Denizi …

Devamnı Oku →

Aslan Prens Masalı

Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde… Bir zamanlar, çok zengin bir tüccarın üç kız çocuğu varmış. Tüccar bir gün seyahate çıkmaya hazırlanırken kızlarına:

–“Gittiğim yerlerden size ne getireyim, ne istersiniz?” diye sormuş.
Büyük kızı …

Devamnı Oku →

Üç Turunçlar

Varmış, yokmuş Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış.

Vaktin birinde, bir memleketin bir Pâdişahı varmış. Pâdişahın da bir tanecik oğlu varmış. Günlerden bir gün bu şehzade balkona çıkmış. Balkondan şehrin orta yerindeki pınar görünürmüş. Şehzade balkondan …

Devamnı Oku →

Tuz Kadar Sevgi

Vakti zamanında, günlerin birinde bir Pâdişah varmış. Bu Pâdişahın da üç tane kızı varmış. Bu kızlar yetişip kemale gelmişler, babalarının aklına bunları ere vermek gelmemiş.

Bu üç kardeş müşavere ederler:

“Babamız bizi ere vermeyecek, ne yapalım da bunu babamıza anlatalım, …

Devamnı Oku →

Sitti Nusret

Bir varmış, bir yokmuş… Zengin bir tüccar varmış. Artık o kadar zenginmiş ki malının hesabını bilmezmiş.

Bu tüccarın hiç çocuğu yokmuş, onun için de karı koca dünyadan hiç lezzet almadan yaşarlarmış.

Bir gün tüccar sokakta giderken bir dervişe rastlamış. Derviş …

Devamnı Oku →
error: