Donkişot'un Hikayesi 1

Donkişot’un Hikayesi

Asıl mesleği askerlik olan, 1571’de Türk’lerle yapılan İnebahtı Savaşı’nda Türk’lere karşı savaşan Cervantes, bu savaşta sol elini kaybetmiştir. 58 yaşında Don Kişot’un ilk bölümünü, 69 yaşında ikinci bölümünü yazmıştır. “Don Kişot”, dünya edebiyatında öyküden romana geçişin ilk adımı sayılmaktadır. Cervantes …

Devamnı Oku →

Kuş ile Dervişin Hikâyesi

Siz, bir “Kuş” ile “Derviş”in hikâyesini bilir misiniz?
Bir gün yaralı bir kuş Hazreti Süleyman’a gelerek, kanadını bir dervişin kırdığını söyler.
Hazreti Süleyman, dervişi hemen huzuruna çağırtır.
Ve ona sorar;
“Bu kuş senden şikâyetçi, neden kanadını kırdın?”
Derviş kendini savunur;
Devamnı Oku →

Başını Vermeyen Şehit

Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir …

Devamnı Oku →

Fabılın Kaynağı

Eski Hint ve Akdeniz kültürlerinde birbirlerinden bağımsız ortaya çıkan fabıl türünün kaynağı çok eskiye dayanır. Batıda ilk fabıl yazarı olarak Frikyalı Aisopos (Ezop) gösterilir. Ezop’un MÖ 620-650 yılları arasıda yaşadığı ve baskıcı bir yönetim yüzünden düşüncelerini küçük hayvan hikâyeleri ile …

Devamnı Oku →

Ormandaki Cüceler Peri Masalı

Bir zamanlar bir adam vardı, karısı ölmüştü; bir de kocası ölen bir kadın; bu kadının da adamın da bir kızı vardı. Her iki kız tanışıyorlardı, beraber dolaşıyor ve sonrasında da bu kadının evine geliyorlardı.

Bir seferinde hanım kızının arkadaşına şöyleki …

Devamnı Oku →

Tekir ile Çomar’ın Hikayesi

Sokak kapısı açıldığında Tekir, kapının yanındaydı. Fırsatı kaçırmayıp derhal dışarıya fırladı. Kendisini gören olmamıştı herhalde… Hemen köşeyi dönerek arka bahçeye doğru yöneldi. Onun kaçışını gören olmadığına bakılırsa artık koşmasına gerek yoktu; durakladı. Derince bir nefes alarak çevresini kokladı, tertemiz soğuk …

Devamnı Oku →

Katı Yürekli Zengin Masalı

Günlerden bir gün, güzel bir ilkbahar sabahında, henüz kimsecikler yatağında doğrulmamışken, kuşlar o dal senin bu dal benim uçuşmaya başlamışlar bile. Yeni yeşermiş ağaçlar rengarenk çiçekleriyle yeryüzüne yeni bir hayat sunuyorlarmış. Önce gök aydınlanmış, sonra güneş hafifçe başını çıkarmış saklandığı …

Devamnı Oku →

Sedef Bacı Masalı

Benim adım Kamber. Minareden uzun mumbar yedim, içtim doymadım Harda, hurda, şurada, burada, tarla, bağda; yedim, içtim, doymadım Aman bacı, kaldır sacı, yağlı bazlamacı yedim, içtim, doymadım Dere gibi hoşaflar, tepe gibi pilavlar, ambar ambar yulaflar yedim, içtim doymadım Denizi …

Devamnı Oku →

Dört Mevsim Masalı

Günlerden bir gün, Toprak Ana, evinde yalnız başına yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün sabah erken kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi:

– …

Devamnı Oku →

Sihirli Tavşan Masalı

Masal masal matitas… Kalaylandı bakır tas… çukura düştü çıkamaz… Pır pır eder uçamaz.
Var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin, hâli yaman demişler… Masaldır bunun adı… Söylemekle çıkar tadı… Her kim dinlemezse bunu, hakkından gelsin kambur dadı…
Bir varmış, bir …

Devamnı Oku →

Üç Turunçlar

Varmış, yokmuş Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış.

Vaktin birinde, bir memleketin bir Pâdişahı varmış. Pâdişahın da bir tanecik oğlu varmış. Günlerden bir gün bu şehzade balkona çıkmış. Balkondan şehrin orta yerindeki pınar görünürmüş. Şehzade balkondan …

Devamnı Oku →

Üç Oğlan

Bir varmış bir yokmuş, yokmuşluğun varlığında varlığın darlığında bizim hindi asmaya bindi derken asmadan indi. Altı ayla bir güz durmadan gitti. Dağları yol gibi, ovaları sel gibi geçti. Temaşa, temaşa hoş geldin bayram paşa derken bir karı koca ile üç …

Devamnı Oku →
error: