Donkişot'un Hikayesi 1

Donkişot’un Hikayesi

Asıl mesleği askerlik olan, 1571’de Türk’lerle yapılan İnebahtı Savaşı’nda Türk’lere karşı savaşan Cervantes, bu savaşta sol elini kaybetmiştir. 58 yaşında Don Kişot’un ilk bölümünü, 69 yaşında ikinci bölümünü yazmıştır. “Don Kişot”, dünya edebiyatında öyküden romana geçişin ilk adımı sayılmaktadır. Cervantes …

Devamnı Oku →

Akıllı Köylü Kızı Hikayesi

Bir zamanlar hiç toprağı olmayan bir köylü vardı; adamcağızın sadece bir evceğizi ve bir de kızı vardı. Bir gün kızı, “Krala gidelim de biraz toprak isteyelim” dedi.

Kral yoksulluklarını duyunca onlara bir dönüm arazi verdi. Kız babasıyla birlikte toprağı işleyerek …

Devamnı Oku →

Sedef Bacı Masalı

Benim adım Kamber. Minareden uzun mumbar yedim, içtim doymadım Harda, hurda, şurada, burada, tarla, bağda; yedim, içtim, doymadım Aman bacı, kaldır sacı, yağlı bazlamacı yedim, içtim, doymadım Dere gibi hoşaflar, tepe gibi pilavlar, ambar ambar yulaflar yedim, içtim doymadım Denizi …

Devamnı Oku →

Dört Mevsim Masalı

Günlerden bir gün, Toprak Ana, evinde yalnız başına yaşıyormuş. Yalnız yaşamak zormuş, bu yüzden canı çok sıkılıyormuş. Bir gün sabah erken kalkmış, gök kralına misafirliğe gitmiş. Sarayın kapısına varınca, gürültüler, patırtılar duymuş. Kapıdaki nöbetçiye, “bunların ne olduğunu” sormuş. Nöbetçi:

– …

Devamnı Oku →

Sihirli Tavşan Masalı

Masal masal matitas… Kalaylandı bakır tas… çukura düştü çıkamaz… Pır pır eder uçamaz.
Var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin, hâli yaman demişler… Masaldır bunun adı… Söylemekle çıkar tadı… Her kim dinlemezse bunu, hakkından gelsin kambur dadı…
Bir varmış, bir …

Devamnı Oku →

Aslan Prens Masalı

Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde… Bir zamanlar, çok zengin bir tüccarın üç kız çocuğu varmış. Tüccar bir gün seyahate çıkmaya hazırlanırken kızlarına:

–“Gittiğim yerlerden size ne getireyim, ne istersiniz?” diye sormuş.
Büyük kızı …

Devamnı Oku →

Vefakâr Kız

Eski zamanların Pâdişahlarından birisi bir fermanla üç gece müddetle evlerde lâmba yakılmamasını emretmişti. Tebdil-i kıyafet eden Pâdişah, yanına akıllı bir vezirini alarak şehri gezmeye başladı. Herkes akşam olup ortalık karardıktan sonra yatıp uyuyor, sokaklarda bir ölüm sessizliği hüküm sürüyordu. Yalnız …

Devamnı Oku →

Üç Turunçlar

Varmış, yokmuş Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış.

Vaktin birinde, bir memleketin bir Pâdişahı varmış. Pâdişahın da bir tanecik oğlu varmış. Günlerden bir gün bu şehzade balkona çıkmış. Balkondan şehrin orta yerindeki pınar görünürmüş. Şehzade balkondan …

Devamnı Oku →

Sitti Nusret

Bir varmış, bir yokmuş… Zengin bir tüccar varmış. Artık o kadar zenginmiş ki malının hesabını bilmezmiş.

Bu tüccarın hiç çocuğu yokmuş, onun için de karı koca dünyadan hiç lezzet almadan yaşarlarmış.

Bir gün tüccar sokakta giderken bir dervişe rastlamış. Derviş …

Devamnı Oku →

Reyhan Güzeli İle Pâdişah Oğlu

Varmış, yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış. Vaktin birinde bir memlekette Pâdişahla, bir çoban yaşarmış. Pâdişahın sarayı, bağları, bahçeleri, hizmetçileri ve koca bir ordu askeri varmış; bir tane de oğlu. Çobanın da bir sürü davarı, …

Devamnı Oku →

Leylek Dadı İle Fakir Köylü Kızı

Varmış, yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş, çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış.

Eskiden bir köylü varmış. Fakir, ne tarla, ne bağ, ne de bahçesi varmış, zavallının. Yalnız üç anne kızı varmış. Karı küçük kızını doğururken ölmüşmüş. Bir yıl yine şunun …

Devamnı Oku →

Kırkıncı Oda

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, büyük bir orman kenarında, küçük bir kulübede bir aile oturuyormuş. Erkek, balta girmemiş ormandan odun keserek uzak şehirlere götürüp satar, böylece ailesine bakarmış. Kadın da, ormandaki çağlayandan eve su taşır, …

Devamnı Oku →

Keloğlan İle Yılan, Köpek, Kedi Ve Balık

Vakti zamanında fakir bir kadınla bir Keloğlan varmış. Bir gün Keloğlan odunları satıp parasıyla eve dönerken bir tellâlın bağırdığını görür. Tellâlın elinde kapalı bir kutu vardır:

“Bir alan pişman, bir almayan pişman.” diye bağırmaktadır. Keloğlan düşünür, taşınır, bu kutuyu almaya …

Devamnı Oku →
error: