Donkişot'un Hikayesi 1

Donkişot’un Hikayesi

Asıl mesleği askerlik olan, 1571’de Türk’lerle yapılan İnebahtı Savaşı’nda Türk’lere karşı savaşan Cervantes, bu savaşta sol elini kaybetmiştir. 58 yaşında Don Kişot’un ilk bölümünü, 69 yaşında ikinci bölümünü yazmıştır. “Don Kişot”, dünya edebiyatında öyküden romana geçişin ilk adımı sayılmaktadır. Cervantes …

Devamnı Oku →

Gül Perisi Masalı

Bir bahçenin ortasında üstü baştanbaşa güllerle dolu bir gül fidanı büyüyordu. Bu güllerin en güzeli içinde de bir peri oturuyordu. O kadar küçük, minnacık bir şeydi ki bu peri, hiçbir insan gözü onu fark edemezdi… Her gül yaprağının ardında bir …

Devamnı Oku →

Akıllı Köylü Kızı Hikayesi

Bir zamanlar hiç toprağı olmayan bir köylü vardı; adamcağızın sadece bir evceğizi ve bir de kızı vardı. Bir gün kızı, “Krala gidelim de biraz toprak isteyelim” dedi.

Kral yoksulluklarını duyunca onlara bir dönüm arazi verdi. Kız babasıyla birlikte toprağı işleyerek …

Devamnı Oku →

Koca Seyit – Seyit Onbaşı

Köyünde onu herkes öldü bilmektedir.
Çanakkale’den Havran’daki köyüne kadar 145 kilometreyi 13 günde yayan yürür.
Geldiğinde evine giremez. Çünkü 9 yılda belki karısı, yeniden evlenmiş olabilir. Akşamdan geldiği evini sabaha kadar göz hapsine alır. Sabah koyunları çıkarmak için gelen bir

Devamnı Oku →

Başını Vermeyen Şehit

Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasından çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir …

Devamnı Oku →

Diyet

Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in …

Devamnı Oku →

Sevimli Örümcek Hikayesi

Terkedilmiş, boş bir evin çatı katındaki tek odada bir örümcek ailesi yaşıyordu. Bu örümcek ailesi, anne örümcek ile üç yavrusundan ibaretti. Anne örümcek ağını camı tamamen kırık pencerenin arkasında bulunan iki dolabın arasına germişti. Gündüzleri güneş ışınları yardımıyla dolapların arasındaki …

Devamnı Oku →

Tekir ile Çomar’ın Hikayesi

Sokak kapısı açıldığında Tekir, kapının yanındaydı. Fırsatı kaçırmayıp derhal dışarıya fırladı. Kendisini gören olmamıştı herhalde… Hemen köşeyi dönerek arka bahçeye doğru yöneldi. Onun kaçışını gören olmadığına bakılırsa artık koşmasına gerek yoktu; durakladı. Derince bir nefes alarak çevresini kokladı, tertemiz soğuk …

Devamnı Oku →

Sihirli Tavşan Masalı

Masal masal matitas… Kalaylandı bakır tas… çukura düştü çıkamaz… Pır pır eder uçamaz.
Var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin, hâli yaman demişler… Masaldır bunun adı… Söylemekle çıkar tadı… Her kim dinlemezse bunu, hakkından gelsin kambur dadı…
Bir varmış, bir …

Devamnı Oku →

Kurt ile Koyun Masalı

Günlerden bir gün bizim kıvırcık koyun sürüden ayrılmış, kendi başına otlanıyormuş. Bir ara kafasını kaldırmış, bir de bakmış ki, ne çoban ne de sürü, hiçbiri ortalıkta yok. Sağa sola koşuşmuş ama bir türlü yolu bulamamış.

Uzaklardan gelen bir kurt, kıvırcık …

Devamnı Oku →

Vefakâr Kız

Eski zamanların Pâdişahlarından birisi bir fermanla üç gece müddetle evlerde lâmba yakılmamasını emretmişti. Tebdil-i kıyafet eden Pâdişah, yanına akıllı bir vezirini alarak şehri gezmeye başladı. Herkes akşam olup ortalık karardıktan sonra yatıp uyuyor, sokaklarda bir ölüm sessizliği hüküm sürüyordu. Yalnız …

Devamnı Oku →

Üç Oğlan

Bir varmış bir yokmuş, yokmuşluğun varlığında varlığın darlığında bizim hindi asmaya bindi derken asmadan indi. Altı ayla bir güz durmadan gitti. Dağları yol gibi, ovaları sel gibi geçti. Temaşa, temaşa hoş geldin bayram paşa derken bir karı koca ile üç …

Devamnı Oku →

Tuz Kadar Sevgi

Vakti zamanında, günlerin birinde bir Pâdişah varmış. Bu Pâdişahın da üç tane kızı varmış. Bu kızlar yetişip kemale gelmişler, babalarının aklına bunları ere vermek gelmemiş.

Bu üç kardeş müşavere ederler:

“Babamız bizi ere vermeyecek, ne yapalım da bunu babamıza anlatalım, …

Devamnı Oku →

Sitti Nusret

Bir varmış, bir yokmuş… Zengin bir tüccar varmış. Artık o kadar zenginmiş ki malının hesabını bilmezmiş.

Bu tüccarın hiç çocuğu yokmuş, onun için de karı koca dünyadan hiç lezzet almadan yaşarlarmış.

Bir gün tüccar sokakta giderken bir dervişe rastlamış. Derviş …

Devamnı Oku →

Reyhan Güzeli İle Pâdişah Oğlu

Varmış, yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış. Vaktin birinde bir memlekette Pâdişahla, bir çoban yaşarmış. Pâdişahın sarayı, bağları, bahçeleri, hizmetçileri ve koca bir ordu askeri varmış; bir tane de oğlu. Çobanın da bir sürü davarı, …

Devamnı Oku →

Kül Eşek

Ne varmış, ne yokmuş… Vakti zamanında bir köyde bir kocakarı varmış. Eskiden çıkrık eğirirler, iplik bükerlermiş, Bu kocakarı da kızları çağırmış?

“On tane kız gelsin bana iplik büksün.”

Neyse, kızlar iplik bükerlerken ne etmişlerse, hepsi yemin etmeğe başlamışlar:

“Kardeşimin başı …

Devamnı Oku →

Kırkıncı Oda

Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, büyük bir orman kenarında, küçük bir kulübede bir aile oturuyormuş. Erkek, balta girmemiş ormandan odun keserek uzak şehirlere götürüp satar, böylece ailesine bakarmış. Kadın da, ormandaki çağlayandan eve su taşır, …

Devamnı Oku →

Kırk Köse İle Bir Köse

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, cinler cirit oynar eski hamam içinde. Deve dellâl iken, sinek berber iken eski hamamın tası yok; yeni hamamın kubbesi; peştamalın ortası, bu yalanın ötesi yok. En iyisi gidip yatmalı sırt …

Devamnı Oku →

Kabak Gelin

Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içindeyken köylerin birinde bir Keloğlan ile anası yaşarmış. Anası saçını süpürge yapar, orda burada çalışarak günlük nasiplerini çıkarırmış. Oğlu Keloğlan, tembelin tekiymiş. Bütün gün hiçbir işe bakmaz, miskin miskin oturur veyahut …

Devamnı Oku →
error: