🔊

Robinson Crusoe’un Hikayesi


Robinson Crusoe’un Hikayesi

Daniel Defoe tarafından yazılan Robinson Crusoe, realist romanların en güzel örneklerinden biridir. Kahramanlarının karakterleri gerçekçi bir dille anlatılmış ama onların ruhsal durumlarından pek az söz edilmiştir. Eserde romanın kahramanı Robinson Crusoe’nun serüvenleri anlatılmıştır.

Robinson Crusoe Romanının Özeti

Orta halli bir İngiliz ailenin çocuğu olan Robinson denizlere açılıp dünyayı dolaşmak, serüvenler yaşamak istemektedir. Ailesi ise iyi bir işte sakin bir hayat sürmesini istemektedir.

Bir gece ailesinden gizli, bir ticaret gemisiyle denizlere açılır. Gemi şiddetli bir fırtınaya yakalanır. Robinson yola çıktığına pişman olur. Gemi karaya ulaşmadan Afrika sularında Faslı korsanlarca ele geçirilir. Robinson bir süre esir yaşamı sürer. Bir ara fırsatını bulup bir sandalla deniz yoluyla kaçmaya çalışır. Onu bir Portekiz gemisi bulur, Brezilya’ya götürür. Artık denizciliğe tövbe etmiştir.

Ne var ki bir İngiliz çiftçi ona Afrika’dan köle getirme işini teklif edince ettiği tövbeyi unutur, tekrar denizlere açılır. Gemi Güney Amerika sahillerinin biraz uzağındaki bir adaya yaklaşırken kayalıklara çarpıp batar. Sadece Robinson adaya sağ olarak çıkabilir.

Adada ne yerli ne beyaz kimse yaşamamaktadır. İhtiyaçlarını batan geminin enkazından getirdiği yiyecek ve araç gereçle giderir. Barınak yapar, tahıl yetiştirir, yabani keçileri ehlileştirir.

Adadaki yirmi üç yılı böyle geçmiştir. Yirmi dördüncü yılın ortalarında bir gün Robinson adanın öbür tarafında başka bir adadan gelmiş olan yerlilerin savaştığını görür. Robinson onların bir daha gelmesinden korkup yıllardır sakladığı barut ve silahını hazırlar. Sonraki gün yerliler yine gelince Robinson silahıyla onlara ateş eder. Yerliler ellerindeki bir esiri bırakıp kaçar. Robinson bu esir yerliye “Cuma” adını verir, biraz İngilizce öğretir. Cuma’dan diğer adada 17 tane beyaz esir olduğunu öğrenir. Onları kurtarmak üzere tekne yaparlar. Tam gidecekleri gün adaya başka yerliler bir beyaz birkaç da yerli esirle gelirler. Beyaz olan, İspanyol, yerli esirlerden biri de Cuma’nın babasıdır. Robinson ve Cuma İspanyol’la Cuma’nın babasını kurtarırlar.

Cuma’nın babasıyla İspanyol geldikleri adada kalan yerli ve beyaz esirleri kurtarmak için geri döner.

O günlerde Robinson’un adasına bir İngiliz gemisi demirler. Gemide isyan çıkar. Kaptan ve iki adamı denize atılır. Robinson, Cuma ve bu üç gemici, gemiyi tekrar ete geçirir. Cuma’nın babasıyla İspanyol’u beklerler. Onlar gelmeyince İngiltere’ye dönüp cezalandırılmak istemeyen isyancıları adada bırakan Robinson, Cuma ve diğer üç denizci İngiltere’ye gider. (1687)

Aradan geçen otuz beş yılda Robinson’un anne-babası ölmüş, iki oğlu, iki kız kardeşi bir de erkek kardeşi hayattadır.

Robinson tekrar evlenir, üç çocuğu olur. 1695’te karısı ölür.

Robinson yeğeninin kaptanlığını yaptığı gemiyle Çin’e gitmeye karar verir ve üzere olan gemiye atlar, Çin’e doğru yola çıkarlar.Yolda Robinson’un adasına uğrarlar. Adada kalan esir beyazlar ve isyancı İspanyollar yerlilerle evlenmiş hep beraber mutlu bir yaşam sürmektedir.

Buna sevinen Robinson ve Cuma Çin’e doğru yola devam eder. Brezilya yakınlarında yerliler gemiye saldırır. Cuma ölür. Yolculuk devam eder. Mürettebat, kendilerine öğüt veren Robinson’un öğütlerinden sıkıldığı için Çin’de onu bıraktırır. Robinson kervanlarla kara yoluyla İngiltere’ye ulaşmayı başarır. Robinson’un geride bıraktığı ömrü serüvenlerle geçmiştir, o artık kalan ömrünü dönüşü olmayan büyük yolculuğa hazırlanmakla geçirir.

Robinson Crusoe (1719; Robinson Crusoe, 1946, 1991) ve Moll Flanders’ın (1722; Yosma, Moll Flanders, 1966) yazarı olarak tanınır.

Daniel Defoe Kimdir?

1660’ta Londra’da doğmuş,  yine 24 Nisan 1731’de Londra’da ölmüştür. İngiliz romancı ve gazetecidir.

Gençlik Yılları

James Foe adlı Flaman asıllı ve varlıklı bir mum imalatçısının oğluydu. Otuz beşine doğru kullanmaya başladığı “Defoe” soyadının özgün aile adı olduğu sanılır. Babası İngiltere Kilisesi’nden ayrılma yanlılarındandı. Bu yüzden oğlunu Oxford ya da Cambridge’e gönderemedi. Newington Green’de Rev. Charles Morton’ın yönettiği akademiye gönderilen Defoe, burada bir İngiliz üniversitesinde görebileceğinden daha kapsamlı ve yer yer daha nitelikli bir öğrenim gördü.

Presbiteryen papazı olmak üzere yetiştirilmekle birlikte papaz olmamaya karar veren Defoe 1683’te ticarete atıldı. “Sevgili konusu” ticaret, yaşamının en değişmez ilgi alanlarından biri olacaktı. Çeşitli malların alım satımıyla uğraştı: yurt içinde ve dışında çok yer dolaştı; birçok bakımdan çağının ilerisinde sayılabilecek isabetli ve akıllı bir iktisat kuramcısı oldu; gene de şu ya da bu biçimde şanssızlıktan kurtulamadı ve kendisi için şu dizeleri yazdı;

“Benim kadar kısmeti değişen yoktur. Tam on üç kez zengin oldum ve yoksul”. 1692’de 17 bin sterlin borçla iflas etti. Düşüncesizce spekülasyonlara ve yatırımlara girişme eğiliminde olduğunu, zaman zaman ilkelerine ters düşen davranışlarda bulunduğunu kendisi de kabul etmişti. İflasının başlıca nedeni ise Fransa savaşı sırasında sigorta ettiği gemiler yüzünden uğradığı kayıplardı; Defoe bu tarihte iflas eden 19 “tüccar sigortacı” arasındaydı. 1713’te siyasal nedenlerle tutuklu bulunduğu sırada Tilbury’deki tuğla ve kiremit işi batınca gene ağır kayıplara uğradı. Bu tarihten sonra bir daha ticaretle uğraşmadı.

1684’te evlendiği Mary Tuffley İngiltere Kilisesine karşı olan varlıklı bir tüccarının kızıydı. Ömrü boyunca süren bu evlilikten Defoe’nun ikisi küçük yaşta ölen sekiz çocuğu oldu.

Olgunluk Dönemi ve Eserleri

Politikayla da ilgilenen Defoe’nun siyasal yergi broşürlerinin ilki 1683’te yayımlandı. 1685’te Katolik II. James tahta çıkınca koyu bir muhalif olarak Monmouth dükünün ayaklanmasına katıldı ve felaketle sonuçlanan Sedgemoor Çarpışması’ndan (1685) sonra canım zor kurtardı. Üç yıl sonra James Fransa’ya kaçınca, Oranj prensi III. William’ın ordusunu karşılamaya gitti. Saltanatı süresince William’ı destekleyerek onun önde gelen yazarlarından oldu. 1701’de nükteli şiiri The True-Born Englishman (Safkan İngiliz) yayımlandı. Çok tutulan bu yapıt okunabilirliğini ve ırk ayrımının geçersizliğini ortaya koyması bakımından güncelliğini hâlâ korur.

1701’de Kent ilinin beylerinden beş kişi savaş olasılığı karşısında savunma hazırlıklarının artırılmasını isteyen bir dilekçeyi o sırada Tory denetiminde bulunan Avam Kamarası’na sundular ve yasalara aykırı olarak tutuklandılar. Ertesi sabah Defoe “yaklaşık 16 seçkin beyin korumasında” Avam Kamarası başkanı Robert Harley’e “Legion’s Memorial” (Alayın Muhtırası) adlı ünlü belgeyi sundu. Belgede sözünü hiç sakınmadan, “Kralın kölesi olmayan Ingilizlerin parlamentonun da kölesi olamayacaklarına” Avam Kamarası’nın dikkatini çekiyordu. Girişim etkili oldu; Kentli tutuklular salıverildiler ve Londralılar Defoe onuruna kutlama törenleri düzenlediler. Defoe’nun ömrü boyunca övündüğü bu kahramanca çıkış Tory’lerin gözünde sindirilmesi gereken tehlikeli kişi damgasını yemesine neden oldu.

Din ile siyasetin ayrılmadığı bu dönemde Tory’lerin muhalifler üstündeki baskıları artırması üzerine Defoe belki de en ünlü ve ustaca yergisi olan “The Shortest-Way With The Dissenters”ı (1702; Ayrılıkçılarla Başetmenin En Kestirme Yolu) yazdı. Broşür sanki Katolik ayin usullerinin benimsenmesini savunanların açısından, ama gerçekte savunduklarının saçmalığını göstererek onları küçük düşürmek için yazılmıştı. Kitap çok sattı, ama hilesi ortaya çıkınca her iki tarafın da şimşeklerini üstüne çekti. Yergiyi ciddiye alan taraflar farklı nedenlerle de olsa alay edildiklerini anlayınca büyük tepki gösterdiler. Defoe yayın yoluyla isyana teşvik suçundan yargılandı ve Mayıs 1703’te tutuklandı. Yakalayana ödül vaat eden ilanda yazar orta boylu, zayıf, esmer tenli, koyu kahverengi saçlı ama peruk takan, gaga burunlu, sivri çeneli, gri gözlü, ağız kenarında büyükçe bir beni olan biri olarak betimleniyordu. Önerilere uyarak suçunu kabul edip mahkemenin insafına sığındıysa da, gördüğü davranış hiç insaflı olmadı; para cezasından başka üç kez de teşhir cezasına çarptırıldı. Dava siyasal amaçlıydı ve Defoe bazı Whig ileri gelenlerini ele vermesi için zorlandı, ama istenen amaca ulaşılamadı. Defoe cezasını çekmeyi beklerken “Hymn to the Pillory”yi (1703; Teşhir Cezasına Övgü) yazacak kadar yürekliydi. Böylece cezanın bir tür zafere dönüşmesini sağladı; boyun ve kollarının geçirildiği teşhir aracı çiçeklerle süslendi; şiiri sokaldarda satılırken seyre gelen halk da şerefine kadeh kaldırdı.

Defoe, Newgate Hapishanesine geri götürüldü; Tilbury’deki işinin battığı bu dönemde kalabalık ailesinin geçimi en büyük kaygısıydı. Robert Harley’e başvurusu çeşitli ertelemelerden sonra salıverilmesini sağladı. Yardımlarına karşılık Harley de Defoe’nun yazarlığından ve istihbarat ajanı olarak hizmetinden yararlanacaktı.

Defoe dört bir yanı dolaşarak, raporlar hazırlayarak, öğütlerini kaleme alıp yergiler yazarak efendilerine canı gönülden hizmet etti. Birkaç kez, özellikle de 1707 Birleşme Yasası sırasında İskoçya’ya giderek Harley’e kamuoyu ile ilgili bilgiler verdi. Sonradan yayımladığı Tour Through the Whole Island of Great Britain (1724-26,3 cilt; Boydan Boya Büyük Britanya Gezisi) adlı aydınlatıcı yapıtında çoğunlukla bu gözlemlerinden yararlanmıştı.

Defoe’nun Kraliçe Anne dönemine rastlayan en başarılı girişiminin ise Review adlı süreli yayını olduğu söylenebilir. Bu ciddi, etkili ve uzun ömürlü yayım 1704-1713 arasında hemen hemen tek başına doldurdu. Başlangıçta haftalık olan yayın 1705’te haftada üç kez çıkmaya başladı. Defoe siyasal düşmanlarının çeşitli bahaneleriyle kısa sürelerle hapiste kaldığı 1713’te bile yayını sürdürmeyi başardı. Review fiilen hükümetin başlıca yayın organıydı. Zaman zaman gösterdiği bağımsız tavra karşın Defoe ılımlı Tory çizgisinden ayrılmadı, ama politikanın yanı sıra güncel sorunları, din, ticaret, ahlak, davranış kuralları gibi konulan da gündeme getirdi. Review, Richard Steele ve Joseph Addison’ın The Tatler’ı ve The Spectator’ı gibi sonraki deneme dergilerinin ve gazeteciliğin gelişmesinde önemli rol oynadı.

Yaşlılık Dönemi ve Eserleri

I. George’un tahta çıkmasıyla (1714) Tory’ler iktidardan düştü, ama iktidara gelen Whig’ler de De-foe’nun değerini kabul etti. Böylece Defoe zamanın hükümeti adına yazmayı ve ha-beralma hizmetini sürdürdü. Bu dönemde çok sayıdaki didaktik yapıtı arasında en çok tanınan ve sevileni olan The Family Instruc-torı (1715; Aile Eğitmeni) yazdı, ama Defoe’ya ölümsüzlüğü sağlayan 1719’da yayımlanan Robinson Crusoe oldu. Alexander Selkirk gibi gezginlerin ve kazazedelerin anılarından da yararlandığı iki bölümlü kitabın tam adı The Life and Strange Sıırprizing Adventııres of Robinson Crusoe, of York, Mariner. Written by Himself ve The Farther Adventııres of Robinson Crusoe; Being The Second and Last Part of his Life (1719) idi. Bir Alman eleştirmenin “dünya kitabı” olarak tanımladığı yapıtın sayısız baskısı, çevirisi ve uyarlaması yapıldı. Örneğin, Türkçedeki ilk baskısı 1864’te Robenson Hikâyesi adıyla yapıldı. 40’ı aşkın Türkçe baskıda Hikâyemi Robenson (1870). Robenson (1886), Issız Adada 28 Yıl (1938), Robinson Crusoe (1946, 1991), Robinson Crusoe Issız Adada (1955, 1977) ve Robinson Adası (1972) gibi adlar da kullanıldı. Bir “dünya kitabı” sayılmasının asıl nedeni, Defoe’nun her okurun şu ya da bu biçimde özdeşleşebileceği bir kahraman ya da bir durum yaratmada gösterdiği başarıydı.

Moll Flanders (1722; Yosma, Moll Flanders, 1966), A Journal of the Plague Year (1722; Veba Yılı Günlüğü) ve Colonel Jack (1722; Albay Jack) gibi romanlannda da görüldüğü üzere Defoe Robinson Crusoe’da insan doğasını kavrama gücünü ortaya koyar. Romanlarında ele aldığı erkek ve kadın tipleri hep alışılmadık koşullar içindedir; hepsi de yalnızdır ve sürekli yaşam kavgası verirler. Gene de bu karakterler sıradan kişilerdir ve Defoe birinci şahsın ağzından yazarak onların beyinlerine nüfuz etmeye, dürtülerini çözümlemeye çalışır. Ayrıntılarda seçici değilmiş gibi görünse de bunların yardımıyla bütünsel bir dünya kurmayı başarır. Romanlarının başlıca kusurları biçimden yoksunluk, aşın ısrarlı bir ahlakçılık, zaman zaman gösterdiği savrukluk ve safdilliktir. Defoe’nun alanı dardır, ama bu alan içinde güçlü bir romanadır ve yalın, dolaysız üslubuyla öbür yapıtlarında olduğu gibi okuyucunun ilgisini çekmeyi başarır.

1724’te yayımladığı Roxana Defoe’nun son büyük yapıtı oldu, ama bozulan sağlığına karşın son yıllarında bile üretken ve girişimci bir yazar olmayı sürdürdü.

Değerlendirme

Çok çeşitli ve kapsamlı yapıtlar veren Defoe İngiliz romanının ve çağdaş gazeteciliğin babası sayılır. 1701’de çıkan The True-Born Englishman’in o güne değin İngiliz dilinde yayımlanan şiirler arasında en yüksek satışa ulaştığı söylenir. Pek çok yönden anlaşılmaz bir kişiliği olan Defoe çok düşman kazanmış, ikiyüzlülük, sahtekârlık, şüpheli davranışlarda bulunmak ve rüşvet yemekle suçlanmıştır. Politikada hem Tory’lere hem de Whig’lere hizmet ettiği bir gerçektir. Önce Tory’ler adına gizli ajanlık yapmış, ardından aşın Tory yanlısı gazetelere sızıp onları yumuşatarak Whig’lere hizmet etmiştir. Her zaman, amacın araçlardan önemli olduğunu savunan Defoe orta yoldan ayrılmamalarını öğütlediği ve desteklediği kişilere ustaca yardım eden şaşmaz bir ılımlılık yanlısı olarak da tanımlanabilir. Şiddetli bir partizanlık döneminde yazılan ve eylemleriyle parti ve din çekişmelerim yumuşatmaya çabalamıştır. Elli dokuz yaşındayken dikkate değer bir dizi romanın ilki olan Robinson Crusoe ile ve önündeki beş yıl boyunca tükenmez enerjisinin çoğunu verdiği öbür romanlarıyla yepyeni bir mesleğe atılmıştır. Böylelikle de üstün gazetecilik yetilerini etkinliklerle dolu bir yaşamın birikmiş deneyimleriyle bir araya getirerek güçlü yapıtlar yaratmıştır.

Hem birey, hem de yazar olarak yaşamını iki önemli olgu yönlendirmiştir. Bunlardan birincisi resmi kiliseye karşı bir ortamda yetişmesi, öbürü 30 yaşlarından başlayarak bir türlü yakasını borçlardan kurtaramamış olmasıdır. İngiltere Kilisesi’ne bağlı olmaması Defoe’nun 18. yüzyıl edebiyatının kibar dünyasından dışlanmasına yol açmıştır. Jonathan Swift ondan küçümsemeyle “teşhir edilen o herif” diye söz eder ve adını anmaz. Alexander Pope da içten içe Defoe’nun yazarlık başansını övdüğü halde The Dunciad taşlamasında ona da bir yer ayırmaktan geri kalmaz. Defoe’nun son yılları alacaklılar ile arasındaki hukuksal anlaşmazlıklarla geçmiştir.

Diğer Önemli Eserleri

An Essay upon Projects (1967; Birkaç Tasarı Üzerine Deneme),
“An Argument Shewing. That a Standing Army, With Consent of Parliament. Is not Inconsistent with a Free Government” (1698; Parlamentonun Oluruyla Sürekli Ordu Bulundurmanın Bağımsız Yönetime Aykırı Düşmeyeceğini Kanıtlayan Görüşler),
“The Two Great Ouestions Consider’d” (1700; İki Büyük Sorun Üzerine Düşünceler),
Giving Alms no Charity, And Employing the Poor A Grievance to the Nation, (1704; Sadaka Vermekle Hayır İşlenmez ve Yoksulların İstihdamı Ulus İçin Bir Dert Kaynağıdır).
The History of the Union of Great Britain (1709; Büyük Britanya Birliğinin Tarihi).
The History Of The Life and Adventures Of Mr. Duncan Campbell, A Gentleman, who, tho’ Deaf and Dumb, ıvrites down any Stranger’s Name at first Sight; with their future Contingencies of Fortune (1720; Bay Duncan Campbell in Yaşamı ve Serüvenleri; Sağır ve Dilsiz Olduğu Halde Her Yabancının Adını ve Geleceğini Bir Bakışta Yazan Beyefendi),
Memoirs of a Cavalier (1720; Bir Süvarinin Anıları),
The Life, Adventures, and Pyracies, Of the Famotts Captain Singleton (1720; Ünlü Kaplan Singleton’un Yaşamı. Serüvenleri ve Korsanlıkları),
Serious Reflections During the Life and Surprising Adventures of Robinson Crusoe: With His Vision Of The Angelick World (1720; Robinson Crusoe’nun Yaşamı ve Şaşırtıcı Serüvenleri sırasında Ciddi Düşünceleri ve Öbür Dünya Görüşü),
A Narrative of ali the Robberies, Escapes, etc. of John Sheppard (1724; John Sheppard ın Soygunlarının, Kaçışlarının vb. Anlatısı).
“A New Voyage Round The World, By A Course never sailed before” (1725, 1724 yerine; Hiç Denenmemiş Bir RotadaYeni Bir Dünya Gezisi).
The Complete English Tradesman (1725; İngiliz Tacirinin Elkitabı),
The Political History of the Devil, As Well Ancient as Modern (1726; Geçmişte ve Günümüzde Şeytanın Siyasal Tarihi),
Mere Nature Delineated: Or A Body without a soul…also a brief dissertation upon the usefulness and necessity of fools, whether political or natural (1726; Katıksız Doğanın Tanımı; ya da Ruhsuz Beden…Aynı Zamanda Gerek Siyasette Gerek Doğada Aptalların Gerekliliği ve Yararlılığı Üzerine Özlü Bir İnceleme),
“Some Considera-tions upon Street-Walkers. With a Proposal lor Lessening the Present Number of them” (1726; Sokak Kadınlan Üzerine Bazı Düşünceler. Sayılannı Azaltmak İçin Bir Öneri).
A Plan of The English Commerce (1728; İngiliz Ticaretinin Planı),
The Compleat English Gentleman (ös 1890; Her Yönüyle İngiliz Centilmeni).

 

Daniel Defoe Başlıca Eserleri

Robinson Crusoe (1719),
Robinson Crusoe’nun Yeni Serüvenleri (1719),
Robinson Crusoe’nun Yaşamı ve Olağanüstü Serüvenleri Boyunca Ciddi Düşünceleri (1720),
A Journal of the Plague Year (1722; Veba Yılı Günlüğü),
Colonel Jack (1722; Albay Jack),
Moll Flanders (1722; Yosma, Moll Flanders),
Roxana (1724).

İlgili Yazılar


Nosy Fox
422 Kez Okundu
08 Aralık 2019 - 16:13