🔊

Rüzgar İle Kavak Ağacı


Rüzgar İle Kavak Ağacı

Bir zamanlar, bir dere kenarında uzun mu uzun, bir o kadar da huysuz mu huysuz bir kavak ağacı yaşarmış. Etrafındaki en yüksek ağaç olduğundan, kendisi ile övünür dururmuş. Çok da mızmızmış. Ne zaman rüzgar esecek olsa, homurdanmaya, rüzgara sitem etmeye başlarmış.

Bir gün dayanamamış ve içindekileri sayıvermiş rüzgara.

-Yahu rüzgar kardeş, nesin sen? İkide bir esip beni neden rahatsız ediyorsun. Bir işe yarayacak olsan tamam; ama hiçbir şeye de yaramıyorsun. Esip esip beni ve dallarımı rahatsız ediyorsun, demiş.

Rüzgar, bu sözlere çok alınmış. Oralardan uzaklaşıp başka diyarlara gitmiş. Uzun bir süre uğramamış oralara. Günler geçmiş, sonbaharda kavak ağacının da yaprakları bir bir dökülmüş. Kış mevsimi de rüzgarsız geçmiş. Tüm bu süre boyunca, kavak ağacı halinden çok memnunmuş.

Ama gel gör ki ilkbahar geldiğinde hiçbir ağaç çiçek ve yaprak açamamış. Kavak ağacı da tabii. Civarın en yaşlı ağaçları toplanıp durumu görüşmüşler, çiçek ve yaprak açamamalarının sebebini anlamışlar.

Rüzgarın, ağaçların aşılanmasında, yaprak ve çiçek açmasında büyük bir öneme sahip olduğunu anlamışlar. Durumu kavak ağacına da anlatmışlar. Ancak kavak ağacı dizini ne kadar dövse de rüzgarı geri getirememiş. Böylece diğer ağaçlar gibi kavak ağacı da zamanla kuruyup gitmiş.

Evrende hiçbir şey boşuna yaratılmamıştır. Her şeyin bir görevi ve anlamı vardır. Evreni yaratan büyük yaratıcı, hiçbir şeyi boşuna yaratmamıştır.

İlgili Yazılar


Nosy Fox
422 Kez Okundu
11 Ağustos 2019 - 8:46