Evvel zaman içinde hem varmış hem yokmuş; ihtiyar bir kadının bir oğlu varmış; çok tembel imiş, o kadar ki; yatağından dışarı çıkmaz, her şeyi ayağına istermiş. Anası buna bir çare bulamamış.
O yerin kralı bir gün uğursuz bellediği küçük kızını, …
Evvel zaman içinde hem varmış hem yokmuş; ihtiyar bir kadının bir oğlu varmış; çok tembel imiş, o kadar ki; yatağından dışarı çıkmaz, her şeyi ayağına istermiş. Anası buna bir çare bulamamış.
O yerin kralı bir gün uğursuz bellediği küçük kızını, …
Bir varmış bir yokmuş diye başlarım söze. Çok görmüş geçirmişim derim size. Ben bir ihtiyar pirifâniyim, kolay kolay anlaşılmam. Derdime derman ara, ama derman bulmam. Şimdi koşun başıma, oturun ocak başına. İşte sazım işte mızrabım. Dökülen nağmelerdir hayatım. Korkmayın, dokunun …
Bir varmış, bir yokmuş… Zengin bir tüccar varmış. Artık o kadar zenginmiş ki malının hesabını bilmezmiş.
Bu tüccarın hiç çocuğu yokmuş, onun için de karı koca dünyadan hiç lezzet almadan yaşarlarmış.
Bir gün tüccar sokakta giderken bir dervişe rastlamış. Derviş …
Varmış, yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış. Vaktin birinde bir memlekette Pâdişahla, bir çoban yaşarmış. Pâdişahın sarayı, bağları, bahçeleri, hizmetçileri ve koca bir ordu askeri varmış; bir tane de oğlu. Çobanın da bir sürü davarı, …
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir köylü kadını varmış. Her gün bu kadının evinin önünden geçen bir delikanlı, kadının sokağa bir tas süt döktüğünü görür, merak edermiş.
Delikanlı bir gün gene oradan geçerken köylü kadının …
Bir varmış bir yokmuş, bir baba, bir anne bir de kızları varmış. Bir gün anne ölmüş, yerine analık gelmiş. Her gün bir kızı yazıya göndermiş. Eline de bir dilim arpa ekmeği verirmiş.
Çocuk ağlaya ağlaya gidermiş, ne arpa ekmeğini yiyebilirmiş …
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir memlekette bir Pâdişah varmış. Bu Pâdişah, kendi memleketinin toprakları üstünde yaşayan en zeki insanı bulması için vezirine emir vermiş.
Bir oduncunun üç kızı varmış, aynı memlekette yaşayan. Bu kızların …
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Bir adamcağız varmış. Bunun bir tane, on iki on üç yaşlarında, kıymetli bir kızı varmış. Kızın anası ölmüş.
Babası “Kimi alayım, kimi alayım?” diye düşünür dururmuş. Kızın hocası:
“Kızım babana …
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde vay neler varmış vay neler varmış: Nice nice bülbüller ötermiş. El ele verilir, seyran edilirmiş, gün ola bayram ola denir, dem bu dem diye …
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde köyün birinde nâmert bir adam varmış. Bu adamın bir oğlu olmuş, büyümüş, evlenme çağı geldiği halde; param harcanır korkusuyla evlendirmezmiş. Babasının bu hâli oğlanın hiç hoşuna gitmezmiş ama ne yapsın, bir türlü derdini korkusundan …