Bir varmış bir yokmuş diye başlarım söze. Çok görmüş geçirmişim derim size. Ben bir ihtiyar pirifâniyim, kolay kolay anlaşılmam. Derdime derman ara, ama derman bulmam. Şimdi koşun başıma, oturun ocak başına. İşte sazım işte mızrabım. Dökülen nağmelerdir hayatım. Korkmayın, dokunun …
Namlı Kemankeş
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde vay neler varmış vay neler varmış: Nice nice bülbüller ötermiş. El ele verilir, seyran edilirmiş, gün ola bayram ola denir, dem bu dem diye …
Kaplumbağa Kabuğu
Evvel evvel iken, deve tellâl iken, pire bakkal, kedi berber iken, ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken masal dinleyen çok, anlatan hiç yokmuş. Derken efendim bir Pâdişah ile üç oğlu varmış. Oğlanların üçü de evlenme çağına gelmişler. O memleketin …
İncili Çadır
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Allahın kulu çok, çok demesi pek günahmış. Bir pâdişahla karısının büyük bir derdi varmış. Günlerden bir gün pâdişah odasına oturmuş derin düşüncelere dalmıştı. Sultan yanına gelerek:
“Ne yapalım” der; derdini …
Fatmacık ile Yusufçuk
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde. Vay neler varmış vay neler varmış. Develer tellallık yapar, pireler davul çalarmış. Cinler cirit oynar, periler şarkı söylermiş. Sonra efendime söylüyeyim. Allah’ın kulu çokmuş. …
Çobanla Köpeği
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde. Vay neler varmış vay neler varmış. Yeller eser, sular çağlarmış. Aptallar top oynar, akıllılar ağlarmış. Allah’ın kulu da çokmuş. Kimisi akıllı imiş, başlarında kavak …
Cihanşaha Söylenmeyen Sır
Vakti zamanın birinde büyük bir diyarın Pâdişahı vardı. Pâdişahın Cihanşah adında yüzü nurlu, içi sürurlu, dal gövdeli, güler yüzlü, neşeli bir oğlu vardı. Cihanşah, boş zamanlarında babasının vezirinin oğlu Ahmetşah ile buluşur, konuşurdu. İki arkadaş birbirilerine pek ısınmışlardı. Ava beraber …
Balıkçının Oğlu
Bir varmış, bir yokmuş, Allahın kulu pek çokmuş. İnebolu, Yanbolu; iki boş bir dolu,
bende bilmece dam dolu.
Evvel zamanların birinde, bir padişahın ülkesinde, fukara bir balıkçı vardı. Gün geldi balıkçı öldü, bir oğlu kaldı arkada. Babasının sanatını eline alarak, …
Ali Cengiz Oyunu
Bir varmış, bir yokmuş evvel zamanda, güngörmüş, bir kadının gayet yakışıklı, boylu poslu, bir delikanlı evlâdı varmış. Onu kadıncağız saraya hükümdar maiyetine vermiş.
Günün birinde hükümdar, maiyetinin arasında dolaşırken hepsine sordu:
“İçinizde Ali Cengiz oyununu bilen var mı?”
Hepsi sustular, …
Tepegöz Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken, uçsuz bucaksız engin okyanusların dalgalarını köpürterek dövdüğü yüksek uçurumlarla kaplı kıyıları olan bir adada yaşayan bir Tepegöz varmış. Leyleklerin annesine götürmek için bohçalarına aldığı …
