Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, uzak bir ülkede Allah`ın kulu çokmuş, çok söylemesi günahmış. Diyarın birinde bir Keloğlan ve bir de bunun anası varmış. Keloğlan ve anası eski bir evde otururlarmış. Bir gün anası yanına gelerek Keloğlan`a demiş ki:…
Vadideki Nine
Bir zamanlar adı belki de hiç duyulmamış ülkenin birinde, bir delikanlı annesiyle beraber yaşarmış. Küçük bir dağ köyünde, minicik evlerinde güzel günler ve güzel geceler geçirirlermiş. Sofralarından bereket, yüzlerinden tebessüm hiç eksik olmazmış. Babalarını çok çok eskiden, delikanlı henüz bir …
Büyük Anne Masalı
Vaktiyle çok yaşlı bir büyükanne varmış. Saçları kar beyaz, yüzü kırış kırışmış. Ama gördüğü güzellikler karşısında bir yıldız gibi ışıl ışıl parlayan, sıcak bakışlı güzel gözlere sahipmiş. Kocaman güllü bir elbise giyer, birbirinden güzel hikâyeler anlatırmış.
Büyükannenin bir fermuarla açılıp …
Yakışıklı Geyik Masalı
Tibet munçağının Hani adında bir papağanı vardı. Munçak, Hani’yi satmak istiyordu fakat kimse Hani’yi almaya yanaşmıyordu. İşte, az önce tavşanın biri Hani’yi satın almak istemiş ama Hani olur olmaz yerde söze karışarak bu satışı engellemişti. Tavşan gittikten sonra, onların arasında …
Papağan İle Çakal Masalı
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, devler tellal iken pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken… Ülkelerin birinde, çok akıllı bir papağan yaşardı. Büyük bir ağacın üstüne sağdan soldan topladığı çalılarla, otlarla yuva …
Titrek Tavşan Masalı
Ormanda her gün kurulmakta olan tavşanlar pazarı, havanın kararmasıyla birlikte, dağılıyordu. Sergisini toplayan tavşan pazar yerini terk edip gidiyordu. Vakit geç olup da pazar yerinde tavşan kalmayınca bir tavşan pazara gelirdi. Sırtında boş çuvalıyla ve bu boş çuval tezgah altlarında …
Zürafa ile Gergedan Masalı
Bir zamanlar, uzak bir ülkenin ormanında çok iyi kalpli bir zürafa yaşıyormuş. Zürafanın adı ise Mercanmış, mercan herkese iyilik yaparmış ve çok severmiş iyilik yapmayı.
Günler geçmiş yürürken ormanda bir gergedana rastlamış, gergedanla koyulmuşlar koyu bir muhabbete, sohbetin sonunda zürafa …
Uyumak İstemeyen Zürafa Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zürafa varmış. Boyu o kadar uzun, o kadar uzunmuş ki, karnı acıktığı zaman ağaçların en yüksek dallarındaki yaprakları rahatlıkla yiyebiliyormuş.
Bir gün yine karnı acıkmış. Önüne ilk çıkan ağacın yapraklarını şapur şupur yemeye başlamış… Ama …
Küskün Tavşan Masalı
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, kuşlar berber iken, kuzular kasap iken, uzak ormanların birinde, beş tane kardeş tavşan yaşarmış. Bu beş güzel tavşanın isimleri şöyleymiş;
Çal Çal; ailenin en çok çalışan tavşanıymış. Yuvalarını o temizler, …
Yoksul Oduncu Masalı
Yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş.
Bir sabah yine işine giderken karısına demiş ki “Bugün öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim. Kız yolunu şaşırmasın diye …
