Masal masal matitas… Kalaylandı bakır tas… çukura düştü çıkamaz… Pır pır eder uçamaz.
Var varanın, sür sürenin, destursuz bağa girenin, hâli yaman demişler… Masaldır bunun adı… Söylemekle çıkar tadı… Her kim dinlemezse bunu, hakkından gelsin kambur dadı…
Bir varmış, bir …
Zülfü Mavi
Vardı yoktu. Allahın kulu çoktu. Bir Pâdişahın üç tane kızı vardı, Bu kızlardan biri pencereden baktı, bir Pâdişahın da üç oğlu var, dedi ki:
“Pâdişahın büyük oğlu beni alsa öyle bir halı dokurum ki bütün cemaat üzerinde otursa bile bir …
Üç Turunçlar
Varmış, yokmuş Allah’ın kulu çokmuş. Çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış.
Vaktin birinde, bir memleketin bir Pâdişahı varmış. Pâdişahın da bir tanecik oğlu varmış. Günlerden bir gün bu şehzade balkona çıkmış. Balkondan şehrin orta yerindeki pınar görünürmüş. Şehzade balkondan …
Tuz Kadar Sevgi
Vakti zamanında, günlerin birinde bir Pâdişah varmış. Bu Pâdişahın da üç tane kızı varmış. Bu kızlar yetişip kemale gelmişler, babalarının aklına bunları ere vermek gelmemiş.
Bu üç kardeş müşavere ederler:
“Babamız bizi ere vermeyecek, ne yapalım da bunu babamıza anlatalım, …
Sitti Nusret
Bir varmış, bir yokmuş… Zengin bir tüccar varmış. Artık o kadar zenginmiş ki malının hesabını bilmezmiş.
Bu tüccarın hiç çocuğu yokmuş, onun için de karı koca dünyadan hiç lezzet almadan yaşarlarmış.
Bir gün tüccar sokakta giderken bir dervişe rastlamış. Derviş …
Peri Kızı
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir köylü kadını varmış. Her gün bu kadının evinin önünden geçen bir delikanlı, kadının sokağa bir tas süt döktüğünü görür, merak edermiş.
Delikanlı bir gün gene oradan geçerken köylü kadının …
Oduncunun Küçük Kızı
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir memlekette bir Pâdişah varmış. Bu Pâdişah, kendi memleketinin toprakları üstünde yaşayan en zeki insanı bulması için vezirine emir vermiş.
Bir oduncunun üç kızı varmış, aynı memlekette yaşayan. Bu kızların …
Leylek Dadı İle Fakir Köylü Kızı
Varmış, yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş, çok söylemesi günah, söyleneni dinlememek çok ayıpmış.
Eskiden bir köylü varmış. Fakir, ne tarla, ne bağ, ne de bahçesi varmış, zavallının. Yalnız üç anne kızı varmış. Karı küçük kızını doğururken ölmüşmüş. Bir yıl yine şunun …
Kırkıncı Oda
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, büyük bir orman kenarında, küçük bir kulübede bir aile oturuyormuş. Erkek, balta girmemiş ormandan odun keserek uzak şehirlere götürüp satar, böylece ailesine bakarmış. Kadın da, ormandaki çağlayandan eve su taşır, …
Kırk Köse İle Bir Köse
Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, cinler cirit oynar eski hamam içinde. Deve dellâl iken, sinek berber iken eski hamamın tası yok; yeni hamamın kubbesi; peştamalın ortası, bu yalanın ötesi yok. En iyisi gidip yatmalı sırt …
