Günlerden bir gün ormanın birinde sürekli kendi halinden şikayet eden bir çam ağacı varmış. Bu ağaç keşke benimde diğer ağaçlar gibi parlak yapraklarım, güzel kokum ve üstüme konan neşeli kuşlar olsa diye devamlı dert yanarmış.
Bir gün ortaya bir …
Günlerden bir gün ormanın birinde sürekli kendi halinden şikayet eden bir çam ağacı varmış. Bu ağaç keşke benimde diğer ağaçlar gibi parlak yapraklarım, güzel kokum ve üstüme konan neşeli kuşlar olsa diye devamlı dert yanarmış.
Bir gün ortaya bir …
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak mı uzak diyarların birinde birbirleri ile barış içinde yaşayan hayvanların olduğu kocaman bir orman varmış. Bu ormanda hangi hayvan yokmuş ki… Fareler, sincaplar, kediler, kuşlar, böcekler, tavşanlar, kaplumbağalar… Kısacası …
Bir zamanlar yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzeller miş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış.
Peri …
Ormanların kralı aslan ölünce orman halkı kendine yeni bir kral seçmeye karar vermiş. Ağustos böceği, fil, karınca ve maymun adaylar arasındaymış. Kral seçilebilmek için her gün bir yerde konuşma yapıyorlarmış. O gün ilk konuşma sırası ağustos böceğininmiş.
Ağustos böceği:
“Sevgili …
Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde suyu ve otu bol bir ormanlıkta çok zalim bir aslan yaşarmış. Ormanda yaşayan diğer hayvanlar aslandan çok korkarlarmış. O kadar çok korkarlarmış ki ormanın otundan ve suyundan yeteri kadar yararlanamıyorlarmış.
Bir gün kendi …
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken, ben bağda üzüm bekler derede odun yükler iken, bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar, çiftliğin birinde sahibiyle beraber bir at yaşarmış. Gel zaman, git zaman bu at yaşlanmış …
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler top oynarken eski hamam içinde… Ben deyim şu ağaçtan, siz deyin şu yamaçtan, uçtu uçtu bir kuş uçtu; kuş uçmadı, Gümüş uçtu. Gümüş uçmadı, Memiş uçtu. Uçar mı, uçmaz …
Evvel zaman içinde uzaklarda büyük bir kentte iki küçük çocuk varmış. Bunlar birbirleriyle arkadaşmış. Ancak birbirlerini kardeş gibi severlermiş. Erkeğin adı Kay, kızın adı Gerda imiş. Bunlar sürekli birlikte oynar, hiç ayrılmazlarmış. Gerda’nın bir de büyük annesi varmış. Büyük annesi …
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, nice hayvan yaşarmış büyük orman içinde. Kimisi güzel, kimisi çirkin, kimisi sincap, kimisi maymunmuş.
Hepsi de hayatından memnunmuş. Bu ormanda bir de tavşan varmış. Bulur buluşturur, takar takıştırır, gece gündüz …
Ormanda yaşayan hayvanlar kendileri ve başkaları için hayatta kalmak zorunda olduklarını sanırlar. Bunun adına fedakarlık derler. Başkaları diye düşünülenler üçü beşi geçmez. Farkında olmadan seçilen yaşam tarzıdır bedava yaşamak.
Yıllar önce bu yaşam tarzını seçen ormandaki hayvanlar bazen mutlu, bazen …