Toprak deyip geçmemek gerek. Eskiler toprağı, “ana” bilmişler. Üzerindeki her şeyi sevgi ile kucaklar toprak ana. Bütün güzellikler ondan fışkırır, bütün çirkinlikleri o örter. Bizler, toprak anaya olmadık kötülükler yaparız da, o hep güllerle, çiçeklerle karşılar bizi. Düşünsenize bir kez, …
Buğday Tanesinin Düşleri Masalı
Baharla birlikte ekilen buğdaylar, yaz gelince boy verip serpilmiş. Yavaş yavaş sararan başakların hasat zamanı geliyormuş artık. Tarla sakinleri için hasat demek, eski mutlu günlerin de sonu demekmiş. Bir gün tarlaya gelen köylü; “Yarın gelip ekinleri biçmeliyim!” diye söylenmiş. Tarladaki …
Yaban Kuğuları
Bir varmış bir yokmuş. Ülkenin birinde kralın on bir oğlu ve bir kızı yaşarmış. Kralın karısı hastalanıp ölünce, kral bir süre sonra yeniden evlenmiş. Fakat yeni kraliçe kötü kalpli bir büyücüymüş aslında. Kralın eski karısından olan çocuklarını hiç sevmiyormuş. Krala …
Odun Yarıcı
Bugün günlerden ne acaba? Dün ağustos ayına girdik. Bugün ayın ikisi, hafta ortası falan olsa gerek. Her neyse çarşamba veya perşembe ne fark eder? Hava da çok sıcak. Boğucu bir sıcaklık var. Ter içinde kalmışım. Biraz daha gezeyim sonra dinlenirim. …
Keloğlan Serdar’a Karşı
Bir adım, iki adım, üç adım. Dört yanına dört eder kırk dört adım.
Keloğlan, İnegöl ile Yenice arasındaki göl kıyısında balık tutuyormuş. Tutuyormuş da kovası boşmuş. Sabah erkenden göl kıyısına geldiğinde öğle yemeği derdindeymiş. Öğlene kadar boş geçmiş, akşam yemeği …
Keloğlan ile Bulut
Bir zamanlar Anadolu’da bir garip Keloğlan yaşarmış. Çalışmayı sevmezmiş ama bizim tarladan ürün toplanacak, gel bir el atıver Keloğlan, diyen konu komşunun yardımına koşarmış. Domates, biber, patlıcan toplarmış. İş bitince para veren olmaz, sadece öğle yemeği tarhana çorbası. Eh, öğlenleri …
Keloğlan’ın Kuzu Sevgisi
Keloğlan kasabaya giderken yolda bir kılıç bulmuş. Kasabaya varınca kılıcın sahibini aramaya başlamış. Kime sorduysa ne kılıcı daha önce gören ne de sahibini tanıyan çıkmamış. Hayvan pazarından geçerken küçük bir kalabalık Keloğlan’ın etrafına toplanmış. Birkaç kendini bilmez Keloğlan’la alay etmeye …
Keloğlan’ın Horozu
Bir varmış bir yokmuş. Yumurtadan civciv çıkmış. Civciv büyümüş piliç olmuş. Piliç büyümüş tavuk olmuş. Tavuk yumurtlamış. Yumurtadan civciv çıkmış. Bu civciv büyümüş horoz olmuş.
Bu horoz bir gün sol- sağ, bir- iki uygun adım giderken Keloğlan’la karşılaşmış ve Keloğlan’ın …
Keloğlan Padişahın Oyunu
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Tilkilerin kümeslerden uzak durduğu, farelerin kedilerden korkmadığı bir devirde yaman mı yaman bir Keloğlan yaşarmış. Bu Keloğlan dağ-taş gezermiş, soğuk sulardan içermiş. Anasıyla birlikte karınca kararınca yaşayıp giderlermiş.
Bir öğle …
Keloğlan İle Dağ Aslanı
Bir varmış iki yokmuş, üç varmış beş yokmuş. Evvel zamanda Keloğlan’la anası varmış. Keloğlan küçükken çalışmayı sevmezmiş, büyüdükçe çalışmayı sevmemeye devam etmiş. Evde yatar uyurmuş, tarlaya gitse uyurmuş. Bir gün anası Keloğlan’a kızmış:
” Oğlum, on koyunumuz var, bari onları …
